Yani "E yuh bu da ne cahilmiş" demezseniz eğer bir sorun olacak.Bu çekilişler nedir,nasıl olur?Anladığım kadarıyla çekiliş duyurusu yapan kişinin blog sayfasını blog sayfamızda tanıtıyoruz.O da çekiliş yaptığını duyuran kişilerin içinden bir kişiye hediye mi gönderiyor?
"Çok zekisin yaaa" :)) demeyin.
Böyle ise iyi.Başka bir şart vs oluyor mu?
Bilgilendirme için şimdiden teşekkürler :)
Hamile kalma çabalarıyla başlayıp,hamilelik serüvenleri ile devam eden ve nihayet doğumla sonuçlanan bir süreci ve devamını anlatır :) Gördüğünüz üzre oğlum gerçek bir salon erkeği :/
11 Aralık 2012 Salı
10 Aralık 2012 Pazartesi
Üzücü Şeyler ...
Yazdıklarımı tekrar sildim.Hamileler de okuyor diye...Aslında böyle yazmam daha çok soru işaretlerine sebep olur ama bunu henüz doğum yapmış bir akrabamıza ileride göstermek için yazıyorum.Bugün 10 Aralık 2012.
Bir kaç sene sonra çok güzel şeyler olacak inşallah.
O bir kaç sene umutla geçecek,mutlu sonla bitecek.Aslında yeniden,yepyeni bir yaşam başlayacak,her yeni günde yeni mutluluklara uyanacaksınız.Bir tebessüm kahkahalarına sebep olacak.Bir kahkahaya ömrünü bile verebileceksin.
Zor günler geçer.Zamanla...
Artık acımaz yara,kabuk bağlar,iyileşir zamanla.
Sabır,çok sabır...
:(
Bir kaç sene sonra çok güzel şeyler olacak inşallah.
O bir kaç sene umutla geçecek,mutlu sonla bitecek.Aslında yeniden,yepyeni bir yaşam başlayacak,her yeni günde yeni mutluluklara uyanacaksınız.Bir tebessüm kahkahalarına sebep olacak.Bir kahkahaya ömrünü bile verebileceksin.
Zor günler geçer.Zamanla...
Artık acımaz yara,kabuk bağlar,iyileşir zamanla.
Sabır,çok sabır...
:(
Wish u were here :/
Gecenin kıyısında durmuşum...
Kefenin cebi yok.
Koynuma yıldız doldurmuşum,koşun çocuklar koşun.
Sabah üstüme üstüme geliyor...
Çok güzel yağmur yağıyor..Mutfaktayım.Müthiş bir playlist yaptım kendime."Amenna" çalıyor.
Mutfağı toparladıkça,şarkılar ve yağmur sesi karıştıkça rahatlıyorum.Yaşamak güzel şey..
Kefenin cebi yok.
Koynuma yıldız doldurmuşum,koşun çocuklar koşun.
Sabah üstüme üstüme geliyor...
Çok güzel yağmur yağıyor..Mutfaktayım.Müthiş bir playlist yaptım kendime."Amenna" çalıyor.
Mutfağı toparladıkça,şarkılar ve yağmur sesi karıştıkça rahatlıyorum.Yaşamak güzel şey..
9 Aralık 2012 Pazar
Öyle Bir Annem Var ki...
Düşündüm de hep Rüzgar'dan,kendimden ve kendi anneliğimden bahsedip duruyorum.Hoş bu blog bunlardan bahsetmek için yazılmadı mı?Öyle elbette ama bugün annemden bahsedesim var.
Şu an Türkan Şoray'ın imza gününde.Biraz önce aramış "Ece burası çok kalabalık,izdiham oldu çok güzeeelllll" diye bağırıp kapattı :))) Türkan Şoray'ın kitabını alabilmesi için kredi kartında yeterli limit yokmuş ve yanında da yeteri kadar nakit yokmuş.Orada artık kim bilir nasıl üzüldü ki,ne triplere girdi ki :) satıcı kız 10 TL ye vermiş.
Çok renkli bir kişilik annem.Sabah buradaydı."Hah dedim sen buradayken ben biraz evi toparlayayım,ütü yapayım,sen de Rüzgar'a bak"."Tamam" dedi.Ben banyodayken "Ece bu feyste,Naber Yıldız yazıyor,kim bu bana naber diyen bir baksanaaaaaaa" diye bir ses yükseldi.Ardından da küçük küçük söylenen,ağladı ağlayacak Rüzgar'ın sesi.Çocuğu oyun halısına bırakmış feys! lerde geziniyor hanım efendi.Hadi dedim kendi kendime seslenmeyeyim,girsin kadıncağız,evdeki bilgisayarları bozuk.Ama sorular bitmiyor ki "Bu adam beni niye ikide bir etiketliyor,sileyim mi ki,ayıp olur mu,anlar mı sildiğimi,bu fotoğrafları herkes görüyor mu,nasıl büyük harfle yazacağım,silme tuşu hangisiydi..." Ahhhhhhhhhh yangın var diye bağırasım geldi.Neyse kızdığımı anladı da çocukla ilgilenmeye başladı - kısa süreliğine - Sonra "Ece bana biraz makyaj yap,şimdi o güzel kadının yanında çok çirkin kalmayım,daha fotoğraf çektirip feyse koyacağım" dedi. :)))) Hay Allah'ımmmm.Bir de saçlarını mı sarsaymışız maşayla,yoksa böyle daha mı güzelmiş.Keşke geceden bigudiyle sarıp yatsaymış.Parfümünü de koymamış çantasına.Ben de şöyle güzel bir koku var mıymış...
:)))
Neyse gitti bakalım.Kendini de öyle iyi biliyor ki.Şimdi ben orada kim bilir neler yaparım.Keşke sen de gelseydin de görseydin.İki gülerdik diyerek gitti.
Görenler sanır ki hiç derdi tasası yok.Hani derler ya bilmemnesi bilmemnesine denk diye.Hah işte dışardan bakınca aynen de öyle görünür.Ama dertsiz insan mı olur?
Bugün Rüzgar'a diyor ki,"Oğlum annen seni daha doğmadan bir sevdi bir sevdi ,hiç kimse bütün ömrü boyunca böyle sevilmemiştir".Onların zamanında hamilelik şimdiki gibi kadınların çok bilinçli yaşadıkları bir süreç değildi sanırım.Dolayısıyla benim o araştıran,bebeğiyle konuşan,seven hallerim garip gelmiş olacak ki öyle bir cümle kurdu.
Ahhh neyse Rüzgar uyandı.Bakalım gitsin gelsin de annem.Gelişmeleri yazarım.
Şu an Türkan Şoray'ın imza gününde.Biraz önce aramış "Ece burası çok kalabalık,izdiham oldu çok güzeeelllll" diye bağırıp kapattı :))) Türkan Şoray'ın kitabını alabilmesi için kredi kartında yeterli limit yokmuş ve yanında da yeteri kadar nakit yokmuş.Orada artık kim bilir nasıl üzüldü ki,ne triplere girdi ki :) satıcı kız 10 TL ye vermiş.
Çok renkli bir kişilik annem.Sabah buradaydı."Hah dedim sen buradayken ben biraz evi toparlayayım,ütü yapayım,sen de Rüzgar'a bak"."Tamam" dedi.Ben banyodayken "Ece bu feyste,Naber Yıldız yazıyor,kim bu bana naber diyen bir baksanaaaaaaa" diye bir ses yükseldi.Ardından da küçük küçük söylenen,ağladı ağlayacak Rüzgar'ın sesi.Çocuğu oyun halısına bırakmış feys! lerde geziniyor hanım efendi.Hadi dedim kendi kendime seslenmeyeyim,girsin kadıncağız,evdeki bilgisayarları bozuk.Ama sorular bitmiyor ki "Bu adam beni niye ikide bir etiketliyor,sileyim mi ki,ayıp olur mu,anlar mı sildiğimi,bu fotoğrafları herkes görüyor mu,nasıl büyük harfle yazacağım,silme tuşu hangisiydi..." Ahhhhhhhhhh yangın var diye bağırasım geldi.Neyse kızdığımı anladı da çocukla ilgilenmeye başladı - kısa süreliğine - Sonra "Ece bana biraz makyaj yap,şimdi o güzel kadının yanında çok çirkin kalmayım,daha fotoğraf çektirip feyse koyacağım" dedi. :)))) Hay Allah'ımmmm.Bir de saçlarını mı sarsaymışız maşayla,yoksa böyle daha mı güzelmiş.Keşke geceden bigudiyle sarıp yatsaymış.Parfümünü de koymamış çantasına.Ben de şöyle güzel bir koku var mıymış...
:)))
Neyse gitti bakalım.Kendini de öyle iyi biliyor ki.Şimdi ben orada kim bilir neler yaparım.Keşke sen de gelseydin de görseydin.İki gülerdik diyerek gitti.
Görenler sanır ki hiç derdi tasası yok.Hani derler ya bilmemnesi bilmemnesine denk diye.Hah işte dışardan bakınca aynen de öyle görünür.Ama dertsiz insan mı olur?
Bugün Rüzgar'a diyor ki,"Oğlum annen seni daha doğmadan bir sevdi bir sevdi ,hiç kimse bütün ömrü boyunca böyle sevilmemiştir".Onların zamanında hamilelik şimdiki gibi kadınların çok bilinçli yaşadıkları bir süreç değildi sanırım.Dolayısıyla benim o araştıran,bebeğiyle konuşan,seven hallerim garip gelmiş olacak ki öyle bir cümle kurdu.
Ahhh neyse Rüzgar uyandı.Bakalım gitsin gelsin de annem.Gelişmeleri yazarım.
Cümleten öpücüklerrrrr
İşte kendisi...Fotoğraf makinasına bakmadığı fotoğraflarda daha güzel görünüyormuş :)
6 Aralık 2012 Perşembe
Annemi nasıl delirttim :/
Önlüğünü çekip çıkarıp yoğurdu yeleğine yediren Rüzgar paşası
Çok kötü nezle oldu benim oğlummmmmmmm :(
Onca oyuncak içinde
babaannesinin namaz örtüsünü seçen
dişleri kaşınan
güler yüzlü
sempatik
.bir o kadar meraklı ve yakışıklı erkek :)
YA çok uykum var.Nezleden uyuyamıyor gece.Genzine akıyor ve hooop uyanıyor öksürerek.Sesi de koca herif sesi oldu.Başka bir çocukmuş gibi geliyor :) Gündüz uyuyor bol bol.Umarım hastalık sonrası gece gündüz kavramlarının karıştırmaz.Yoksa temelli,ciddi ciddi hunilik olurum.
Uykusuzluk zor zor :) Anne adaylarına duyurulur.Keşke buzdolabına süt sakladığımız gibi uykuyu da stoklayabilsek.Şöyle kapsül kapsül uyku yutsak.Uyumuş gibi dinlensek.Ulan bir de ileride böyle bir şey çıkarmış.Rüzgar bunları okuyacağı yaşa geldiğinde "Anne sen bir dahisin" dermiş.Ben de "yok o jetgillerin yazarının dahiliği oğlum" derim.Ispanağı bile kapsül olarak yiyorlardı ya :)
Normalde böyle deli saçması şeyler yazmam.biraz deniz,biraz uyku bütün isteğim buydu :)))
1 Aralık 2012 Cumartesi
Yeniden Kitap Okumaya Başladım A Dostlar :)
Biraz fotoğraf yayımlayayım dedim.Bu arada daha önce yazmış mıydım bilmiyorum ama "Fotoğraf çekilir,resim çizilir" Israrla fotoğrafa resim denilmesi hatta windowsun bile Fotoğraflarım değilde Resimlerim diye bir klasör bulundurmasını çok gücüme gidiyor :)) Bana neyse ? Neyse ben Rüzgar'lı karelere devam edeyim.
Oynayacak diye heves edip önüne oyuncak yığma çabalarımdan bir görüntü :) Artık Çiko'dan gönlü geçen Rüzgar kendine yeni yüzler,yeni sesler,yeni dokular aramakta.
Babasına "Adam oldu benim oğlum" deyip şaka yapıyordum.O da çekmiş :)) Allah'ım yürüdğü koştuğu evlendiği,çoluk çocuğa karıştığı güzel bir işi gücü olduğu günleri de göstersin bize inşallah.
Çıldırasıya eğlenen Rüzgar :) Alışması için sevdiği oyuncaklarını da bağladım ilk gün.Şimdi çıkardım sadece halının kendi oyuncaklarıyla oynuyor.O yuvarlak bölümde ışıklı sesli bir oyuncak var.Ona bağlı olan oyuncağı salladıkça rengarenk ışıklar saçılıyor ve doing doing,hahahaha,zıng,bıng filan gibi sesler çıkıyor.
Arada dişlerimizi de kaşımak lazım değil mi ama ?Bu ara dişlerden yana sıkıntımız sonsuz.Henüz dişi çıkmadı ama diğer yazarlardan okuduğum kadarıyla en fazla on beş günü a
Allah'ımmmmmmm :))) Bu çocuk beni öldürecek.Severken dişlerimi sıkmaktan kırılacaklarından korkuyorum.Halısına deli oluyor deli :) İki günlük edecek kıracak diye korkuyorum.Bir ara acaba internetten ikinci el mi alsam diye düşünmüştüm ama dedesi parasını verince küt diye atladım.
Haaaaaaaa bu arada unutmadan Ankara'da yaşayan arkadaşlara duyurulur.Yeni ziraat mahallesi'nde oyuncak toptancıları var.İki sokak sağlı sollu oyuncak toptancılarıyla dolu.Hem markalı ürünler hem markasız ürünler,şaka malzemeleri,doğum günü,parti malzemeleri,okul kırtasiye malzemeleri hepsi hepsi var.Benim bile gidince gözüm döndü hepsini alasım geldi.Bu oyun halısı chicconun kendi mağazasında 170 lira,internette 139 lira.Oradaki etiket fiyatı 112 liraydı ben nakit 100 liraya aldım.
Özellikle Uğur Oyuncak diye bir yer buldum.Orada hem chicco,fisher price,playgro gibi kaliteli markalar var hem de pazar da satılanlardan var.Çeşit çok bol.(Ben de reklamcı gibi oldum) Yürüteçler,sallanan atlar,arabalar ohoooooo neler neler var.Ankaralılar'a gidin derim.
Bunların dışında Rüzgar hala şöyle bir yanıma döneyim,şöyle yüzüstü kollarımın üzerinde bir durayım filan demiyor.Gayet ekabir şekilde 67 yatıyor.Ayrıca 2,80 insan mı olur?
Geçenlerde Küçük Mucizeler Dükkanı'nı okumuştum.Geçenlerde dediğim de hamileydimmmmm :)))) Ahahahah.Neyse işte...Bu sefer gerçekten geçenlerde D&R'dan üç tane kitap aldım.Bir Yumak Mutluluk'a bakmış çok pahalı diye alamamıştım.Aslında pahalı değil de artık alışveriş yaparken ona vereceğim parayla Rüzgar'a neler alabileceğimi düşünüyorum.Ve her seferinde o beğendiğim şeyi almayıp Rüzgar'a bir şeyler alıyorum.Neyse tam D&R'dan çıkarken bazı kitapların 9 liraya indiğini gördüm.Bir Yumak Mutluluk,Küçük Düşler Büyük Umutlar ve Ruh ve Yürek'i aldım.Bir Yumak Mutluluk bitmek üzere.Küçük Mucizeler Dükkanı'nı da çok severek okumuştum.Gece yatmadan önce bir yirmi sayfa filan okuyorum.Hem mis gibi uyuyorum hem havam değişiyor ,iyi oluyor.
Arkadaşım aradı bana geleceklermiş oğluyla.Sonra yine yazarım.
Sevgiler herkese..Bebeciklerinize sağlıklar....
Oynayacak diye heves edip önüne oyuncak yığma çabalarımdan bir görüntü :) Artık Çiko'dan gönlü geçen Rüzgar kendine yeni yüzler,yeni sesler,yeni dokular aramakta.
Babasına "Adam oldu benim oğlum" deyip şaka yapıyordum.O da çekmiş :)) Allah'ım yürüdğü koştuğu evlendiği,çoluk çocuğa karıştığı güzel bir işi gücü olduğu günleri de göstersin bize inşallah.
Çıldırasıya eğlenen Rüzgar :) Alışması için sevdiği oyuncaklarını da bağladım ilk gün.Şimdi çıkardım sadece halının kendi oyuncaklarıyla oynuyor.O yuvarlak bölümde ışıklı sesli bir oyuncak var.Ona bağlı olan oyuncağı salladıkça rengarenk ışıklar saçılıyor ve doing doing,hahahaha,zıng,bıng filan gibi sesler çıkıyor.
Arada dişlerimizi de kaşımak lazım değil mi ama ?Bu ara dişlerden yana sıkıntımız sonsuz.Henüz dişi çıkmadı ama diğer yazarlardan okuduğum kadarıyla en fazla on beş günü a
Allah'ımmmmmmm :))) Bu çocuk beni öldürecek.Severken dişlerimi sıkmaktan kırılacaklarından korkuyorum.Halısına deli oluyor deli :) İki günlük edecek kıracak diye korkuyorum.Bir ara acaba internetten ikinci el mi alsam diye düşünmüştüm ama dedesi parasını verince küt diye atladım.
Haaaaaaaa bu arada unutmadan Ankara'da yaşayan arkadaşlara duyurulur.Yeni ziraat mahallesi'nde oyuncak toptancıları var.İki sokak sağlı sollu oyuncak toptancılarıyla dolu.Hem markalı ürünler hem markasız ürünler,şaka malzemeleri,doğum günü,parti malzemeleri,okul kırtasiye malzemeleri hepsi hepsi var.Benim bile gidince gözüm döndü hepsini alasım geldi.Bu oyun halısı chicconun kendi mağazasında 170 lira,internette 139 lira.Oradaki etiket fiyatı 112 liraydı ben nakit 100 liraya aldım.
Özellikle Uğur Oyuncak diye bir yer buldum.Orada hem chicco,fisher price,playgro gibi kaliteli markalar var hem de pazar da satılanlardan var.Çeşit çok bol.(Ben de reklamcı gibi oldum) Yürüteçler,sallanan atlar,arabalar ohoooooo neler neler var.Ankaralılar'a gidin derim.
Bunların dışında Rüzgar hala şöyle bir yanıma döneyim,şöyle yüzüstü kollarımın üzerinde bir durayım filan demiyor.Gayet ekabir şekilde 67 yatıyor.Ayrıca 2,80 insan mı olur?
Geçenlerde Küçük Mucizeler Dükkanı'nı okumuştum.Geçenlerde dediğim de hamileydimmmmm :)))) Ahahahah.Neyse işte...Bu sefer gerçekten geçenlerde D&R'dan üç tane kitap aldım.Bir Yumak Mutluluk'a bakmış çok pahalı diye alamamıştım.Aslında pahalı değil de artık alışveriş yaparken ona vereceğim parayla Rüzgar'a neler alabileceğimi düşünüyorum.Ve her seferinde o beğendiğim şeyi almayıp Rüzgar'a bir şeyler alıyorum.Neyse tam D&R'dan çıkarken bazı kitapların 9 liraya indiğini gördüm.Bir Yumak Mutluluk,Küçük Düşler Büyük Umutlar ve Ruh ve Yürek'i aldım.Bir Yumak Mutluluk bitmek üzere.Küçük Mucizeler Dükkanı'nı da çok severek okumuştum.Gece yatmadan önce bir yirmi sayfa filan okuyorum.Hem mis gibi uyuyorum hem havam değişiyor ,iyi oluyor.
Arkadaşım aradı bana geleceklermiş oğluyla.Sonra yine yazarım.
Sevgiler herkese..Bebeciklerinize sağlıklar....
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)